akademicerrahi@akademicerrahi.com.tr
0 (326) 612 0 612 pbx

EKMEĞİ DEĞİL, STRESİ KESİN

EKMEĞİ DEĞİL, STRESİ KESİN

 

 

Zihnen hazır olduğumuzda kilo vermek çok daha kolay geliyor. Yapılan araştırmalarda  diyet esnasında aç kalmamızdan ya da menülerle ilgili sıkıntı yaşamamızdan ziyade, psikolojik sebeplerden dolayı diyet yapmaktan vazgeçiyoruz. Yahut yaptığımız diyetten sıkılıyoruz, verdiğimiz kilo oranıyla memnun olmuyoruz, ya da anlık olarak diyetten kopmaktan muzdarip oluyoruz ve beraberinde suçluluk duygusuyla etkileniyoruz, kendimizi başarısız hissediyoruz. Ve sonrasında, bu hatalarımızı açıklamak üzere, bazılarımız diyet listelerini suçluyoruz  ya da vücudumuzun kilo vermeye engel olduğunu düşünmeye başlıyoruz. Oysa sadece motivasyonumuz düştü.  Belki hayatımızda bir sıkıntıyla karşılaştık, belki sıkıldık ya da herhangi bir şey. Diyeceğim o ki; herhangi bir sebeple motivasyonumuz düştüyse hemen düşmemiş gibi yapıp, bu küçük sorunu büyütmeyeceğiz ve neden diyet yapmak istediğimizi hatırlayacağız.

Tabi bir de stres durumu ekleniyor işin içine. Bu stres de diyetlerde motivasyon düşmesiyle ya da kendine güven eksikliğiyle vücudumuzu işgal ediyor.

Şimdi sizinle oturalım karşılıklı önünüze de bir tabak içerisinde kek, kurabiye gibi şeyler koyayım. Başlayayım sinirlerinizi bozmaya. Başlangıçta hiç oralı olmazsınız. Sonra bir iki bir iki derken keklere kurabiyelere saldırmaya başlarsınız. İşte bunu size yaptıran kortizol hormonudur.

Belki de hepimizin belası olan “kortizol” hormonundan kısaca bahsetmek istiyorum. Efendim kendileri stres anında böbrek üstü bezlerinden salgılanan vücudumuzun zihinsel ve fiziksel strese verdiği cevap hormonudur. Amerika’da halk sağlığının en büyük düşmanı ilan edilen kortizol, kalp, diyabet, yüksek tansiyon, hafıza kaybı gibi pek çok hastalıkla da ilişkilendiriliyor.

Stres yapmayı alışkanlık haline getirmiş birisiysek vücudumuz sürekli  kortizol salgılar. Kortizol salgısı ilk önce kasları ve metabolizmayı olumsuz anlamda etkileyerek karın yağlarının ortaya çıkmasına neden olur. Sürekli kortizol üreten vücut ise kilo almaya meyilli hale gelir. Sonra gelsin göbüşler, gidemesin basenler.

C vitamini, folik asit, A vitamini, çinko, ginseng, meyan kökü gibi antistres takviyeleri hayatımızın her anında bulunsun. Ve zorluklarla karşılaştığımız an onlarla sinirlenerek değil gülümseyerek savaşalım. Negatifliklerin vücudumuzu ele geçirmesine hatta çöküş dönemine sokmasına izin vermeyelim. Unutmayın; stres hissetmek nasıl alışkanlık haline gelirse,  stres yokmuş gibi davranmak hatta pozitiflik de alışkanlık haline gelir. Güzel yaşamak için alışkanlıklarınızı değiştirin. Ekmeği değil, stresi kesin.

Mutlu yarınlar

Diyetisyeniniz

Nazlı Damla Tekin

 

 

HIZLI İLETİŞİM

Sorun Ve Şikayetlerinizi Bize Hızlı Bir Şekilde Bildirin